İçindekiler
“Anne, parka gidebilir miyim?”… “Hayır tatlım, hava kararıyor.”… Beş dakika sonra o minik ayak sesleri babaya yönelir: “Baba, parka gidebilir miyim?”… “Git tabii oğlum/kızım.” İşte bu an, evdeki huzurun kaçtığı, sizin otoritenizin sarsıldığı ve çocuğunuzun kafasının karıştığı o meşhur andır. Ebeveyn olmak zaten yeterince zorlu bir maratonken, bir de eşinizle farklı kulvarlarda koşmak işleri içinden çıkılmaz hale getirebilir. evladim.com olarak biliyoruz ki, Ebeveynler Arası Tutarlılık, bir evdeki huzurun ve çocuğun güvenli gelişiminin temel taşıdır. Ama endişelenmeyin, bu bir ütopya değil.
Sadece biraz strateji, bolca sohbet ve takım ruhu gerektiriyor. Bu rehberde, “iyi polis-kötü polis” oyununu bitirmenin ve aynı geminin kaptanları olmanın yollarını birlikte keşfedeceğiz.

“Ebeveynler Arası Tutarlılık Nasıl Sağlanır?” yazısında ele alınan 5 temel ipucu:
- Ebeveyn Toplantıları Yapın: Çocuklar uyuduktan sonra eşinizle sakin anlarda iletişim kurun.
- “Olmazsa Olmaz” Kurallarınızı Belirleyin: Sağlık, güvenlik ve temel saygı gibi pazarlıksız ana kurallar koyun.
- “Biz” Dilini Kullanın: Çocuğunuza kararların ortak alındığını gösterin (“Annemle/babanla konuştuk ve…”).
- Kriz Anında Asla Çocuğun Önünde Tartışmayın: Farklı fikirdeyseniz “Bunu bir konuşalım” diyerek ortamdan uzaklaşın.
- Kendi Öfke Yönetiminize Dikkat Edin: Kendi duygu yönetiminizi çocuğunuza model olarak gösterin.

Neden Bu Kadar Önemli? Tutarlılığın Güvenli Limanı
Ebeveynler arası tutarlılık, bir çocuk için adeta duygusal bir güvenlik ağıdır. Çocuklar, dünyayı anlamlandırmak için net sınırlara ve öngörülebilir kurallara ihtiyaç duyarlar. Kurallar evdeki duvarlar gibidir; onlara ne kadar ileri gidebileceklerini, nerede güvende olduklarını gösterir. Anne “evet” derken baba “hayır” dediğinde, o duvarlar sallanır ve çocuk kendini güvensiz hisseder.
Bu kafa karışıklığı, çocuğun kaygı seviyesini artırabilir. Hangi kuralın ne zaman geçerli olduğunu bilememek, sürekli bir belirsizlik yaratır. Oysa net ve tutarlı sınırlar, çocuğa “Bu evde kurallar var, seni korumak için buradayız ve ne bekleyeceğini biliyorsun” mesajını verir. Bu öngörülebilirlik, onun duygusal olarak rahatlamasını sağlar.
Sınır koyma ya da çocuklara evde kurallar koyma çabalarınız, tutarsızlık olduğunda baltalanır. Çocuklar inanılmaz zeki gözlemcilerdir. Evdeki “zayıf halkayı” veya “daha esnek” olan ebeveyni keşfettiklerinde, istediklerini elde etmek için doğal olarak o yöne kayarlar. Bu durum, “Annem izin vermezse babama sorarım” stratejisini doğurur ve kurallar anlamsızlaşır.

Karşılıklı Saygı ve Uzlaşma
Daha da önemlisi, tutarlılık ebeveynlere olan saygıyı besler. Eğer bir ebeveynin kuralı diğeri tarafından sürekli çiğneniyorsa, çocuk zamanla her iki ebeveynin de otoritesini sorgulamaya başlar. “Zaten babam izin verecek” veya “Annem nasılsa ikna olur” düşüncesi, kuralların ciddiye alınmasını engeller.
Tutarlı bir ebeveynlik yaklaşımı, çocuğunuza sadece kuralları değil, aynı zamanda problem çözmeyi, uzlaşmayı ve saygılı bir ilişki yürütmeyi de öğretir. Annesiyle babasının bir “takım” olduğunu görmek, ona gelecekteki sosyal ilişkileri için de güçlü bir model sunar.
“İyi Kötü Polis” Tuzağı: Neden Tutarsız Davranış?
Dışarıdan bakıldığında “Tutarlı olun” demek kolaydır, ancak pratikte bunu uygulamak neden bu kadar zor? Cevap basit: Çünkü siz iki farklı insansınız. İkiniz de kendi çocukluk deneyimlerinizden, kendi doğrularınızdan ve kendi karakterlerinizden süzülen bir ebeveynlik tarzına sahipsiniz. Önce bu farkı kabul etmekle işe başlamalıyız.
Genellikle bir ebeveyn daha kuralcı ve disiplinli (belki de “kötü polis”) olma eğilimindeyken, diğeri daha esnek, duygusal ve “idare edici” (yani “iyi polis”) olabilir. Bu, birbirinizi dengelediğiniz harika bir özellik olabilirken, ortak bir zemin bulunamadığında çatışmaya dönüşür. Belki siz “Aman ağlamasın” derken, eşiniz “Disiplinli olmalı” diye düşünüyor.
Yorgunluk, en büyük düşmanımızdır. Uzun bir iş gününün ardından eve geldiğinizde, o çikolata krizine “hayır” diyecek enerjiyi bulamamak ve “Peki, al” demek, tutarlılığı bozan en yaygın senaryodur. O anlık huzur, uzun vadeli bir kuralın yıkılmasına neden olur.

Suçluluk Duyma Tutarlı Ol
Suçluluk duygusu da bir diğer tuzaktır. “Bütün gün evde yoktum, en azından akşam istediğini yapayım da mutlu olsun” düşüncesi, iyi niyetli olsa da, çocuğa “Annem/Babam suçlu hissettiğinde kuralları esnetir” mesajını verir. Bu da tutarlılığı zedeler.
Bazen de eşimize olan gizli öfkemiz veya aramızdaki iletişim sorunları, çocuklar üzerinden bir güç savaşına dönüşür. “Senin kuralını dinlemek zorunda değilim” demenin bir yolu olarak, eşin koyduğu kuralın tersini yaparız. Bu, en tehlikeli senaryodur çünkü burada çocuk, ebeveynlerin arasındaki çatışmanın bir aracı haline gelir.
Aynı Geminin Kaptanı Ol: Tutarlılık İçin Pratik Adımlar
Peki, farklı karakterlerde olsanız bile nasıl aynı takımda oynayabilirsiniz? Cevap, kriz anında değil, sakin anlarda konuşmaktan geçiyor. Ebeveynlik, proaktif (önceden planlayan) olmayı gerektirir, reaktif (tepki veren) değil.
“Ebeveyn Toplantıları” yapın. Kulağa çok resmi gelse de, bu sadece haftada bir kez, çocuklar uyuduktan sonra 15 dakika baş başa verip “Bu hafta evde neler oluyor?” diye konuşmaktır. “Uyku saati konusunda zorlanıyoruz, ne yapsak?” veya “Ekran süresini aşıyor, ortak bir kural belirleyelim mi?” gibi konuları kriz anı dışında konuşmak, sakin kararlar almanızı sağlar.
“Olmazsa Olmaz” (Non-Negotiables) kurallarınızı belirleyin. Her konuda aynı fikirde olmak zorunda değilsiniz. Ancak sağlık, güvenlik ve temel saygı kuralları gibi 3-5 adet “pazarlıksız” kural belirleyin. Örneğin: “Yatış saati”, “Diş fırçalama”, “Vurmak/ısırmak yok”, “Ekran süresi limiti” gibi. Bu temel kurallarda ikiniz de %100 net olmalısınız.

Esnek Konular ve Acil Durumlar
Diğer “esnek” konuları (o gün kırmızı çorabı giymek istemesi gibi) ise o anki duruma veya daha esnek olan ebeveyne bırakabilirsiniz. Her konuda katı bir askeri düzen kurmaya çalışmak da yorucudur. Önemli olan, temel direklerin sağlam olmasıdır.
“Biz” dilini kullanın. Çocuğunuza bir kuralı açıklarken, “Baban böyle istiyor” veya “Ben böyle karar verdim” yerine, “Babanla/Annenle konuştuk ve ortak ebeveynlik kararımıza göre…” diye başlayın. Bu, çocuğa karşınızda tek bir cephe olduğunu net bir şekilde gösterir.
Acil durumlar için bir “joker” sinyaliniz olsun. Çocuğunuz sizden bir şey istedi ve eşinizin ne düşüneceğinden emin değil misiniz? “Harika bir soru, bunu bir de babana/annene danışayım, birlikte karar verelim” diyerek zaman kazanın. Bu, tuzağa düşmenizi engeller ve eşinizle konuşup ortak bir karar almanızı sağlar.
Kriz Anı: Çocuğun Önünde Fikir Ayrılığı Yaşarsanız?
Tüm planlamalara rağmen, o an gelecek. Çocuğunuzun önünde eşinizle farklı bir şey söyleyeceksiniz. Peki, o an ne yapmalı? En önemli kural: Asla çocuğun önünde tartışmayın. Bu, onun eline en büyük kozu verir ve kendisini güvensiz hissetmesine neden olur.
Altın Kural: “Bunu bir konuşalım.” Eğer eşiniz sizinle aynı fikirde olmayan bir şey söylediyse, ona dönüp “Bir saniye canım, bu konuyu seninle içeride/mutfakta bir dakika konuşabilir miyiz?” deyin. Çocuğa da “Annenle/babanla bir ortak karar alıp sana döneceğiz” deyin. Bu, çocuğa tartışmanızı değil, uzlaşma çabanızı gösterir.
Eğer anında bir karar verilmesi gerekiyorsa ve konuşma şansınız yoksa, genellikle daha kısıtlayıcı veya “hayır” diyen ebeveynin kararını (o anlık) desteklemek daha güvenli bir yoldur. Evet dedikten sonra hayıra dönmek, krizi büyütür. Ama hayır dedikten sonra birlikte konuşup evet’e dönmek daha kolay yönetilir.

Sonuç: Ebeveynler arası Tutarlılık Neden Önemli?
Konuşmak için çocuğun yanından ayrıldığınızda, konuyu sakince ele alın. “Neden böyle düşündüğünü anlıyorum, ama ben de böyle düşünüyorum. Şu an için ortak bir ‘hayır’ diyelim, akşam detaylıca konuşuruz” gibi bir orta yol bulun. O an amaç, çocuğun önünde birleşik bir cephe göstermektir.
Eve dönerken aile içi kurallar konusunda net olun. Çocuğunuza kararınızı “Biz konuştuk ve kararımız şu…” şeklinde tek bir ağızdan açıklayın. Eğer ilk başta farklı düşündüyseniz bile, bunu çocuğa yansıtmayın. Onun bilmesi gereken tek şey, anne ve babasının ortak bir karara vardığıdır. Bu konuda bir aile danışmanından da görüş almanızı öneririz.
Ebeveynler Arası Tutarlılık sağlamak, mükemmel robotlar olmak veya her konuda aynı düşünmek demek değildir. Bu, farklılıklarınıza rağmen çocuğunuzun iyiliği için bir “takım” olabilme sanatıdır. Bu, eşinizle olan ilişkinize saygı duymak, açık iletişim kurmak ve çocuğunuza sevgi dolu ama net sınırlar sunmaktır. evladim.com olarak biliyoruz ki, bu yolda tökezlemeler olacak, bazen “iyi polis” kazanacak, bazen yorgunluk galip gelecek.
Ama önemli olan, her seferinde yeniden eşinizle aynı sayfada buluşmaya çabalamaktır. Çünkü tutarlılıkla büyüyen bir çocuk, kendini güvende hisseden, kurallara saygı duyan ve en önemlisi, sevildiğinden emin olan bir çocuktur.



